Bu Blogda Ara

5 Ocak 2015 Pazartesi

Pure Beauty CC Cream

Günaydın yine,
Bugün size severek, bayılarak kullandığım bir cc krem yazısı yazacağım. Her gün hemen hemen kullanıyorum. Sürerken hafif hafif yayılan gül kokusu da dahil olmaz üzere ben bu cc kreme aşığım.

CC kremler ciltte renk eşitliğini sağlamayı vaad eden, ayrıca nemlendirme ve güneş koruma özelliği de içeren ortadan açığa doğru kapatıcılığı olan ürünler olarak dünyamıza girdi.

Açıkçası ben bu tarz ürünlerden çok da bir tedavi beklentisi içinde değilim. Cildimin şu halini bozmasın, renk eşitliği sağlasın, aydınlık dursun ve makyajım için hoş bir zmin hazırlasın istiyorum.

Yani böyle yüksek kapatıcı bir ürün arıyorsanız, hayır bu cc krem aradığınız ürün değil.

Kremsi bir yapısı olan bu pure beauty cc krem için benim sevme sebeplerim bu şekilde...

Kapatıcılığı az, ancak ciltte olan kırmızılıkları çok güzel nötrlüyor.
Gözenek görünümünü azaltıyor.
İçinde spf 30 koruma faktörü var. Kış ve ilkbaharda ekstra güneş kremine ihtiyaç duymuyorum.
İçerisinde minik ışıltılar var, aydınlık bir görüntü veriyor. Bu yönü en sevdiğim kısmı. Simlerinden korkmayın. Abartıdan uzak sağlıklı bir görünümü var. Islak görünüm sevenler ayrıca sevecektir. Transparan pudra ile üzerinden geçerseniz zaten daha mat bir görüntü elde ediyorsunuz. 
Sürdükten beş on dakika sonra cilde uyum sağlıyor.
Cildimde sivilce siyah nokta gibi problemlere yol açmadı.
İki rengi var, seçenekli olması şahane, aynı markanın bb kremi tek renk. Ve bendeki ivory rengi gerçektende açık bir renk. Benim gibi beyaz tenli iseniz çok seveceksiniz.
Ayrıca Watsosnlarda satılan bu ürün 40 ml ve 26 Lira gibi bir fiyata sahip. Beğenmeseydim de çok canım sıkılmazdı. 


Peki %100 memnun musun derseniz. Hayır! Tabi ki de eksi yönleri var. Ama çok da önemsemiyorum ben.
Ama yine de yazayım... Belki sizin için önemlidir.

Bulaşıyor, el ile uyguladıktan sonra makyaja devam etmeniz zor, yıkamanız gerekir. Ben daha çok makyaj fırçaları ile uyguluyorum.
Makyaj süngerleri ile daha da güzel sonuç veriyor. 
T bölgesinde yağlanma varsa gün içinde parlıyor. Ben nolur ne olmaz diye mutlaka transparan bir pudra ile sabitliyorum. Hem tüm gün kalıyor hem de içinde bulunan simleri T bölgesinde nötrlemiş oluyorum. Ayrıca fırça izi varsa bol kıllı tombik fırça ile pudrayı tampon hareketlerle uyguladığınız zaman fırça izlerini de yok ediyor.

Çok sürmeyeceksiniz, çok sürerseniz malesef hoş görünmüyor. Az az ihtiyacınızıa göre ve sık fırçalı bir fırça ile uygulamalısınız. Aksi takdirde fırça izi oluyor. Ben expert face ya da buffing brush ile uyguluyorum.

İşte benim hemen hemen her gün kullanıdğım cc kremim bu şekilde. Aynı markanın bb kremini de çok sevmiştim, ama cildimde olan kızarıklık sebebi ile bu daha çok işimi gördü diyebilirim. İkisi de elimde var şu an. Mat bitişli bir makyaj istediğimde bb kreme yöneliyorum.


Not: Yağlı ciltleri olanlar mutlaka önceden denemeli. Benim cildim kuruya dönük t bölgesi yağlı karışık! bir cilt. :)







The Balm Houndstooth

Günaydın,
Yeni bir yıl, yeni umutlar, yeni hedefler... Bu yıl ki hedeflerimden biri de daha çok yazı yazmak, daha çok paylaşımda bulunmak...

Bugün sizlere ne zamandır aklımda olan bir allıktan bahsedeceğim. Eylül ayında almıştım bu allığı, bu yıl soğuk pembelere merak saldım. Gül kurusu renkler ya da leylak tonları daha bir cezbetti beni. Bu allık da tam olarak bu istek üzerine alındı.

The Balm markasının instain allık serisinden birisi. Adı Houndstooth...
Anlamı sesli sözlüğe göre balıksırtı demek. Neden bir allığın ismi balıksırtı olur, işte o konuda bir fikir yürütemedim yalnız.


Yine karton mıknatıslı bir kutu içinde olan bu allık, tam da çantaya atmalık.
Kesinlikle açılmıyor ya da karton olmasına rağmen hemen yıpranmıyor. Sadece biraz çabuk kirleniyor o kadar..
















Rengi tam da fotoğraftaki gibi, ne çok koyu ne çok açık.














İnanılmaz pigmentli. Seyrek kıllı fırçalarla hafif hafif uygulamalısınız. İçinde sim yok ama bence tam anlamı ile mat da sayılmaz. Çok az sedefli bir yapısı olduğunu düşünüyorum. Cilde ışıltı veriyor.

Pudramsı yapısı ve fazlaca pigmentli olması nedeni ile uyguladıktan sonra dağıtmanız çok daha faydalı oluyor, bazen renk farklılığı yaratıyor. Yalnız bir konuda da uyarmalıyım.Gün içinde yüzünüze dokunan biriyseniz o noktalarda dökülmeler oluyor belki tazelemek gerekebilir.





Rengini aslında çok seviyorum ama hiç şeftalilik barındırmadığı için tam bir mor pembe renklerinde bir allık oldğu için kırmızı rujlarla yakıştıramadım ben.


Mavi alttonlu bordolar, nude renkler ve lilalık barındıran pembe rujlarla denedim. Çok sevdim.


Aşağıda uygulanmış hali de bulunuyor. Ben bu makyajımda allığın yanı sıra the balm markasının mary lou manizerını da uyguladım. Ruj olarak ise mac pink plaid uyguladım. İkisi birlikte çok hoşuma gitti. Siz ne düşünüyorsunuz?







Bu allıkla ilgili sizin yorumlarınız nasıl? Sizce olmazsa olmaz mı? Yoksa çok da gerekli sayılmaz mı?

4 Ocak 2015 Pazar

Teşekkür ediyorum...

iyi akşamlar,
Bu yazıda sizlere geçen haftalarda yaşadığım bir talihsizlikten bahsedeceğim.
Malum Aralık ayında instagram yapılandırıldı ve güvenlik sebepleri yüzünden hesabıma erişim engellendi. Önce bir süre bekledim, mailler attım ama yok hiç bir değişiklik olmadı.

Açıkçası o kadar üzüldüm ki....
Bütün bir yıldır yaptığım paylaşımlarım, emeğim çöpe gitti gibi hissettim.
Ama sonra bunun önemli olmadığına, önemli olanın paylaşım yapmayı madem seviyorum tekrardan başlamam gerektiğine karar verdim. Yaklaşık olarak 10 günden beri yeni bir instagram hesabı açıp sil baştan başladım. Öyle güzel dönüşler aldımki....

Güzel yürekli arkadaşlar edinmişim, bunu da bu şekilde öğrenmiş oldum. Arkadaş diyorum çünkü bazı takip eden izleyiciler kendi sayfalarında tanıtım yaptılar, ben istemeden kendileri duyurmayı teklif ettiler, geçmiş olsun dediler.... Bizzat rica ettiklerimden böyle bir yanıt bile almamışken üstelik....

O kadar mutlu oldum ki... Ve dedim ki bir yıldır yazdığım blog sayesinde ne güzel insanlar ile yolum kesişmiş. Ne tatlı arkadaşlar edinmişim. O yüzden bana bu süreçte destek veren arkadaşlarıma çok çok teşekkür ediyorum. Yeni sayfamda şu an 750 kişiyiz. Ve daha da güzel olacağına daha da çok arkadaş edineceğime inanıyorum. Önümüzdeki günlerde bu güzel arkadaşlar edindiğim için ve blog hesabımın birinci yılı dolduğu için de teşekkür amaçlı yep yeni bir çekiliş yapacağım....

Çok şanslıyım, çok mutluyum... Teşekkürler


Yeni instagram hesabım: pinkiesoftheday_
tek farkı _ imleci... Daha güzel paylaşımlar daha güzel zamanlara....

Sevgiyle kalın..

İzleyiciler Kısmı Çalışmıyordu!!

Merhaba hepinize,
Umarım iyisinizdir. Bugün bu yazıyı bloğumda düzelttiğim bir hatadan bahsetmek için yazıyorum. Belki sizin de böyle bir sorununuz olmuştur.

Belki daha önceden farketmişsinizdir, blogda malesef izleyiciler kısmı çalışmıyordu. NE yaptıysam da düzeltemedim. Hep şu yazı çıkıyordu...

Bu gadget hatalı olarak yapılandırıldı. Web yöneticileri için Lütfen "Friend Connect Ayarları - Ana Sayfa URL'si"nin bu sitenin URL'siyle eşleştiğinden emin olun.

İşte bu sıkıntıyı ben nihayet çözdüm. İnternette gezinirken bu konuda tane tane anlatımı ve görseller ile babyh23 harika bir yazı yazmış. Eğer siz de bu sorunu yaşıyorsanız mutlaka bu yazıyı okumalısınız. İnanın çok çok kolaymış çözümü.

Ayrıca bloğumu izlemeye alırsanız da çok mutlu olurum. Sevgiler...

25 Aralık 2014 Perşembe

Wet n Wild Bare It All Ruj

Merhaba hepinize, 
Nasılsınız? Umarım herşey yolundadır. Bugün size bir haftadır çok severek kullandığım mat, uygun fiyatlı bir rujdan bahsedeğim. Gratis'ten yaklaşık 10 liraya aldığım bu ruj wet n wild markasına ait. İçerisinde kahve tonlarını barındıran bir nude ruj. Neden nude dedim? Çünkü koyu bir renk gibi görünse de benim gibi dudak rengi koyu olanlar koyu renk olmadığını görecek. Bu seriden daha önce ruj almış ama dudak çizgilerine çok dolması, hataları çok belli etmesi sebebiyle sevmemiştim. Bu ruj ama o kadar da mat durmuyor ve kusurları belli etmiyor. Üstelik tebeşir gibi de durmuyor. 

Size çok kalıcı bir ruj diyemem. Ambalajlarını biliyorsunuz çok dandik. Şık durmuyor malesef. Ancak fiyatına göre bence son bahar ve kışa çok uyacak özellikle koyu renk göz makyajlara çok güzel uyum sağlayacak bir ruj olduğunu söyleyebilirim. Yıl başı indirimde daha da uygun olacaktır. Mac markasının kinda sexy ve velvet teddy rujlarının arasında bir renk diye düşünüyorum. Her ikisine de benzer ama içinde çok pembelik yok velvet teddye daha yakın. 

Fotoğrafları da bu şekilde...



Sevdiniz mi? Kullananlar var mı? Sevgiler...




8 Aralık 2014 Pazartesi

Maybelline Color Tattoo 24 hr On And On Bronze

Merhaba yeniden, 
Yine bir color tattoo far serisinden bir yazı geliyor. Adı on and on bronze isimli krem far. Maybelline color tattoo 24hr serisinde yer alan bu farı o kadar severek kullanıyorum ki... En sevdiğim rengi bu bence. Diğerlerine göre de en sık kullandığım demeliyim. Hadi fotoğraflara gelelim. 





Yukarıdaki fotoğrafta birbirine yakın iki far görüyorsunuz. Alt taraftaki bronze rengi. Üstteki ise wetnwild markasının nutty rengi. Aslında hem benziyorlar. Hem de daha farklılar. Bi kere krem far kullanım olarak daha kolay parmaklarınızla Uygulaması açısından. Ayrıca daha kalıcılı ve daha gösterişli. Nutty renginde hafif kızıl ve pembe Yansımalarda var ama bronze far kahverengini sevenler için daha net bir kahve bence. Yani ben bronze olanı daha cok seviyorum ama nutty renginin de yeri başka tabi. Paketleme olarak da maybelline color tAttoo cam kavanozları hem şık hem de daha sağlam. Malesef wetnwild bu konuda daha yetersiz. Gerçi fiyatları da çok farklı. Nutty far indirim Döneminde 4 lira iken on and on bronze 14 lira civarıydı. Karşılaştırma yazısı gibi oldu bu yazı. Ve toparlıyorum. On and on bronze far; 
Sür çık 
Kalıcı
Yapısı biraz kuru ama birikme de yapmıyor bu sayede. 
Pigmentasyonu orta seviyede. 
Üzerine biraz mat far uygularsanız dinlerini nötürler, bir aydınlatıcı Yada sedefli far uygularsanız simlerini belirginleştirirsiniz. 
Açık ve koyu tenlerde de ayrı ayrı güzel duruyor. 
Şiddetle öneririm. ALIN, aldırın. Çok seveceksiniz. Far ve eyeliner ile Yaptığım bir uygulamada aşağıda yer alıyor. 
Yazıyı nasıl buldunuz? Yorumlarınızı paylaşırsanız çok Mutlu olurum. Sevgiler. 




Maybelline Color Tattoo 24 hr Permanent Taupe

Yeni bir haftadan daha merhaba, 
Bugün tek bir yazı yazmayı düşünsem de parça parça bahsetsem hem kısa olur sıkıcı olmaz hem de daha ayrıntılı olur diye düşünerek maybelline color tattoo 24 hr serisinin elimde bulunan krem farları ile ilgili bir yazı yazmaya karar verdim. Ilki permanent taupe rengi. Bu renk mat bir BOZ KAHVE rengi. Taupe kelimesinin açılımı tam olarak bu. Boz kahve. Ve gördüm ki bu renk cidden çok beğeniliyor. Ve bende bir heves aldığım bu farı bir süre hiç kullanamadım. 
Filtresiz olarak eklediğim bu renk bana pek çekici gelmedi aldığımda. Kahvesi nerde acaba bu boz rengin diye düşünmedim değil. Sizce de daha çok bir gri değil mi? Boz bir gri hatta. Ama madem aldım neler ypaoılabilir diye biraz okudum biraz denedim derken neyseki Artı yönlerini buldum. Hemen sayayım. 
* Siyah farlarla ve siyah göz kalemleri ile çok iyi anlaşıyor. 
* Sıcak kahveler ile biraz gölge verilince içindeki kahve ortaya çıkıyor. Gizemli bir renk olarak görünüyor. 
* Koyu renk farlar için far altında güzel bir zemin oluşturuyor 
* Bazılarının kullanımına göre kaş farı olarak da KULLANILIYOR. 
* Son olarak son bahar ve kışa çok yakışıyor. 
Ve bazı makyaj örnekleri...
Hem siyah hem de kahveler ile cidden uyumlu bir far. 
Peki hiç olumsuz yönü yok mu? 
Ah olmaz mı!!! Hemen sayayım
* Öncelikle zor dağıtılıyor. Üzerine başka bir rengi uyguladığınızda çok rahat yapışıyor farınız sabitleniyor. Ama tek başına uygulamak zor. 
* Tek başına yine bence açık renkli kişilere uygulanmamalı. Pigmentasyonu iyi ama tek başına anlamlı gelmiyor bana. Bi başka far ile gölgelemek şart gibi. Ama taupe tarzı iki ayrı renge de göz kırpan böyle renkleri seviyorsanız orası başka yani  
* Bu serinin sedefli renklerine göre daha yağlı. Bir süre sonra göz kapağında birikiyor. Gün için de kontrol şart. Ya da far bazı mutlaka kullanın. Yağlı göz Kapağı olan arkadaşlar aman dikkat. 

Ben indirimde 10 lira civarında almıştım. Yılbaşı indiriminden önce maybelline standıdaki fiyatlar biraz şişirlmiş gibi geldi bana. Indirimleri bekleyin derim. Hani almasam da olurmuş bence. Çok da olmazsa olmaz bir renk değil benim için. Ama tabi o cam kavanozun içinde olması bile çok tatlı. O konu da zaten apayrı. Sevgiler...